Geek Arşiv

DC’nin Unutulan Fantasy Kahramanı: Princess Amethyst

DC evrenini düşündüğümüzde ve kahramanları saymamız gerekse çoğumuzun aklına Batman, Superman, Flash gibi birçok karakter gelir. Maalesef günümüzde DC okuyucularının büyük bir kısmının Princess Amethyst’ten haberi bile olmayabilir. Halbuki DC evreni sadece kostümlü kahramanlardan oluşmuyor. Princess Amethyst’in dünyasında büyü, fantastik krallıklar ve mistik savaşlar bulunuyor. “Princess Amethyst de kim?” diyebilirsiniz. Ancak 1980’lere döndüğümüzde, DC’nin büyük umut bağladığı karakterlerden biriyle karşılaşıyoruz. Amethyst sadece bir kadın kahraman değildi; kendi evreni, mitolojisi ve tamamen fantasy temelli hikâyeleri olan özel bir karakterdi.

Princess Amethyst Kimdir?

Amethyst’in gerçek adı Amy Winston’dır. İlk bakışta sıradan bir genç kız gibi görünür. Ancak gerçek kimliği, büyülü bir boyut olan Gemworld’ün kayıp prensesi olmasıdır. Dünya’da insan bir aile tarafından büyütülen Amy, bir gün gerçek kimliğini öğrenir. Bu gerçek ise hayatını tamamen değiştirir. Çünkü Gemworld’e geçtiği anda güçlü büyüler kullanabilen, kraliyet soyundan gelen ve kaderinde büyük savaşlar bulunan bir prensese dönüşür.

Karakter başka bir seride first appearance yapmaz. Doğrudan kendi serisi olan Amethyst, Princess of Gemworld #1 (1983) ile okuyucuların karşısına çıkar. Daha ilk sayıdan dönemin çizgi romanlarından farklı bir tona sahip olduğu anlaşılır. Seri; büyü savaşları, mistik krallıklar, sihirli taşlar, high fantasy ve yolculuk hikâyeleri üzerine kuruludur.

Gemworld Nedir?

Amethyst’in hikâyesini özel yapan en önemli unsurlardan biri Gemworld evrenidir. Burası sıradan bir alternatif evren değildir. Günümüzde birçok alternatif evrene alışmış olsak da Gemworld tamamen büyüyle şekillenmiş fantastik bir dünyadır.

Buradaki farklı krallıklar değerli taşlara göre ayrılmıştır:

  • House of Amethyst
  • House of Opal
  • House of Ruby
  • House of Emerald
  • House of Sapphire

Bu yapı, seriyi dönemindeki birçok çizgi romandan ayırıyordu. Hatta okuyucular, çizgi romanın bir fantasy romanı hissi verdiğini sık sık dile getiriyordu.

Dark Opal ve Büyü Savaşları

Klasik çizgi romanlarda olduğu gibi Amethyst’in de güçlü bir kötü karakteri vardı. Bu rolü genellikle Dark Opal üstleniyordu. Kendisi, Gemworld üzerindeki hakimiyetini genişletmek isteyen güçlü ve karanlık bir büyücüydü.

Amethyst’in prenses olması ve sahip olduğu güçler, Dark Opal için büyük bir tehdit anlamına geliyordu. Bu yüzden onu ortadan kaldırmak istiyordu. Seri boyunca iki karakter arasındaki büyü düelloları hikâyenin en dikkat çekici bölümlerinden biri haline gelmişti.

DC Evrenindeki Yeri

Amethyst genellikle kendi evreninde maceralar yaşasa da zaman zaman DC’nin farklı hikâyelerinde de karşımıza çıktı. Özellikle Doctor Fate, Wonder Woman, Superman ve Young Justice gibi karakterlerle etkileşime geçti.

Modern dönemde ise Young Justice animasyon dizisi sayesinde yeniden görünürlük kazandı. Peki tüm bu bağlantılara rağmen neden büyük bir yıldıza dönüşemedi?

Amethyst’in yayınlandığı döneme baktığımızda, karakter daha niş bir okuyucu kitlesine hitap ediyordu. O yıllarda süper kahraman çizgi romanları yükselişteydi. Ancak Amethyst, alışılmış süper kahramanlardan oldukça farklıydı.

Üstelik DC yıllar içinde karakteri birkaç kez yeniden yorumladı. Fakat bu yorumların hiçbiri uzun ömürlü olmadı. Bu durum da karakterin büyük bir okuyucu kitlesine ulaşmasını zorlaştırdı. Ayrıca DC’nin mistik karakterlere, diğer ana akım süper kahramanlar kadar önem vermemesi de önemli nedenlerden biriydi. Yayınevi daha garanti gördüğü karakterlere yönelmeye devam etti. Amethyst ise sessiz sedasız geri planda kaldı.

GeekMahal Yorumu

Günümüzde Amethyst aslında çok daha geniş bir okuyucu kitlesine ulaşabilecek potansiyele sahip. Çünkü günümüz ile 1980’lerin dinamikleri oldukça farklı.

Fantasy içerikler artık çok daha popüler. Ayrıca karakterin anime estetiğine yakın bir havası olduğunu düşündüğümüzde, modern okuyucuların ilgisini çekmesi oldukça mümkün görünüyor. Ana akım süper kahraman hikâyeleri ne kadar başarılı olsa da zaman zaman kendini tekrar eden bir yapıya dönüşebiliyor.

Bu noktada Amethyst’in bulunduğu fantastik evren, farklı bir şey arayan okuyucular için oldukça ilgi çekici olabilir. Özellikle doğru bir animasyon veya modern çizgi roman serisiyle DC’nin en ilginç fantasy karakterlerinden biri yeniden hak ettiği değeri görebilir.

Bir cevap yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir