-
Angela: Spawn Evreninden Marvel’a Uzanan Kaotik Yolculuk
Çizgi roman dünyasında bazı karakterler vardır, gerçek dünyada da tarihe geçerler. Bunlardan biri kesinlikle Angela karakteridir. Kendisi sadece Spawn evreninde önemli bir yere sahip değildi, gerçek hayatta pek tanık olmadığımız bir telif savaşına sebep oldu ve tarihe adını yazdırdı. Eğer Angela karakterini ve ismini Marvel’daki Asgard bağlantılı bir kahraman olarak tanıyorsanız, karakterin kökeni aslında oldukça farklı. İşin aslına baktığımızda karakter daha karanlık, gotik ve “90’lar” dönemindeki Image Comics’e dayanıyor. Angela’nın Doğuşu: Spawn Evrenine Gelen Melek 1993 yılında yayınlanan Spawn #9 sayısı bizlere yeni bir karakter tanıtıyordu. Ünlü yazar Neil Gaiman çizgi roman dünyasına yeni bir karakter armağan etmişti. 90’larda Spawn çizgi romanları dünya genelinde büyük bir yükselişe ve popülerliğe sahipti.…
-
Back Issue Avcılığı Rehberi: Eski Sayıların Peşinde Bir Koleksiyonerin Yolculuğu
Çizgi roman dünyasını keşfetmeye başlayınca belli başlı tabirlerle karşılaşırsınız. Bunlardan biri de hiç kuşkusuz; Back Issue’dur. İlk bakışta “ eski sayı “ gibi basitt bir anlam taşısa da, koleksiyonculuk dünyasında kelimenin büyük bir önemi vardır. Bazı koleksiyonerler için; en heyecanlı ve zorlu kısmı budur. Hadi gelin hep beraber back issue nedir, neden koleksiyonerler için önemlidir ve nihai soruya cevap bulalım. Her eski sayı çizgi roman değer kazanır mı ? Back Issue Nedir? En basit tabirle back issue, yayınlandığı ayın dışında kalan çizgi rroman sayılarıdır. Güncel olmayan tüm çizgi roman sayıları back issue olarak sayılır. Örneğin bu ay çıkan Absolute Batman sayısı “ current issue “ iken, geçen ay yayınlanan sayısı…
-
Çizgi Roman Dünyasında En İyi Origin Story’ler: Kahramanları Yaratan Anlar
Çizgi romanlardaki süper kahramanın yada kötü karakterimizi unutulmaz yapan şey sadece sahip olduğu güçler değildir. Asıl fark yaratan o karakterin nasıl doğduğu yani origin hikayesidir. Çünkü bir karakterin geçmişini öğrenen okur veya izleyici, onun motivasyonunu, travmalarını, kararlarını neden verdiğini anlar. Bu bazı durumlarda hata yapmasını sağlasa bile. Bu böyle olmasaydı bir çok süper kahraman ve kötü daha da popüler olurdu. Origin hikayesi sadece karakteri tanıtmaz onun gellecekte vereceği kararların temelini oluşturur. Okuyucu karakterin neden o yolu seçtiğini anladığı anda duygusal bir bağ kurması kolaylaşır. Bu yazımızda hem kültürel etkisi hemde hikye gücü açısından en iyi origin hikayelerini inceleyeceğiz. Tahmin edebileceğiniz üzere bu listede yer alan karakterler neredeyse herkesin tanıdığı karakterler…
-
Unfinished Tales: Başarı, Ego ve Yazar Tıkanıklığının Karanlık Yüzü
Bazı ikililer vardır, ortaya çıkardıkları işler asla sizi üzmez. Çizgi roman dünyasında bu ikililere örnek ver deseler, aklıma ilk Ed Brubaker ve Sean Phillips geliyor. Şu ana dek ikisinin yer aldığı ve okuduğum çizgi romanların hiçbirinde üzüldüğümü hatırlamıyorum. Aklıma ilk gelen eserleri ise The Fade Out, Kill or Be Killed ve Criminal oluyor. Okuma sıramda ise Reckless adlı çizgi romanları da mevcut. Polisiye, noir, suç tarzında çizgi roman arıyorsanız kesinlikle bu ikilinin çizgi romanlarına göz atın. Bu ikilinin yeni işi geçtiğimiz günlerde duyuruldu. Çizgi romanın çıkacağı yayınevi, ikilinin genelde çalıştığı Image Comics. Bu sefer bizleri noir türünde bir gerilim hikâyesi bekliyor. Maalesef bu seriye önümüzdeki kış kavuşacağız. Çizgi romanın konusu…
-
100 Bullets Geri Dönüyor: The US of Anger Resmen Duyuruldu !
100 Bullets, yani ülkemizde Türkçe olarak 100 Kurşun adıyla basılan ikonik Vertigo serisinin sevenleri için bugün güzel bir haberimiz var. Bildiğiniz üzere DC Comics, Vertigo etiketini kaldırmış ve Black Label etiketiyle daha yetişkinlere yönelik çizgi romanlar çıkarmaya başlamıştı. Şahsen Black Label fikir olarak güzel olsa da hiçbir zaman Vertigo’da yayınlanan eserlerin yerini tutamadı. Aradan yıllar geçti ve DC, yaptığı bu hatadan geri adım atarak Vertigo’yu yeniden canlandırmaya karar verdi. Vertigo’nun önemli eserlerinden biri olan 100 Bullets için de büyük bir gelişme yaşandı. 100 Bullets’ın yeni bir seriyle geri döneceği resmi olarak duyuruldu. Serinin yaratıcıları Brian Azzarello ve Eduardo Risso, 100 Bullets: The US of Anger adını verdikleri seride yeniden bir…
-
X-Men’in Yeni Dönemi Başlıyor: Yeni Logo Mutantların Düşüşünü Anlatıyor
Marvel Comics, X-Men evreni için yepyeni bir dönemin kapısını aralayacak bir duyuru yaptı. Hem görsel olarak hem de hikâyenin tonunu doğrudan etkileyeceğini düşündüğümüz bu değişimin merkezinde önemli bir detay var: X-Men logosu. X-Men serilerini okumayan biri bile bu logoyu gördüğü zaman bir şeylerin değiştiğini anlayabilir. Önceki dönemlerde ekibimiz; umut, kahramanlık ve zaman zaman farklı olmanın gücünü temsil ederken, bu yeni tasarımda bir biyolojik tehdit gibi konumlanıyorlar. Bu logo bize pek kahramanlık izlenimi vermiyor, onun yerine hayatta kalma mücadelesini ön plana çıkaracağını düşündürüyor. DNX #1: Yeni Dönemin Merkezinde Büyük Bir Çatışma Var Kahramanlarımızın yeni döneminin başlangıç noktası ise DNX #1 olacak. Seri, Jed MacKay tarafından yazılacak ve Federico Vicentini tarafından çizilecek.…
-
📚 Haftanın Öne Çıkan Çizgi Romanları (22 Nisan Çıkışları)
Bu hafta geek evreninde bizleri; crossover, hype ve büyük fırtına öncesi sessizlik bekliyor. Bazı haftalar vardır, “bir şeyler oluyor” dersin. Bazı haftalar vardır, “büyük bir şeyler geliyor” hissi verir. Bu hafta işte tam ikinci kategoriye giriyor sevgili geekler. 🕷️ Marvel & DC: “Biz aslında küs değiliz” dediler İki rakip çizgi roman yayıncısı bizlere güzel bir sürpriz yaptı. Marvel ve DC, Spider-Man / Superman #1 ile aynı sayfada. Bu çizgi romanı sadece bir crossover olarak görmemek gerek. Bu, resmî olarak “biz hâlâ birlikte iş yapabiliriz” açıklaması gibi. Sayının içerisinde kimler yok ki? Miles Morales, Gwen Stacy, Thor, Wonder Woman. En güzel detaylardan biri ise hiç kuşkusuz Spider-Man Noir’ın Metropolis’te takılması. Bu…
-
Joker: Öldüren Gülümseme – Deliliğin İçine Yolculuk
Sizleri 6 yıl öncesine, 2020 yılına, pandemi dönemine götürelim. DC Black Label etiketiyle yayımlanacak ve yazar koltuğunda Jeff Lemire’in oturacağı bir Joker hikâyesi duyduğumuzda ne kadar heyecanlandığımızı hatırlıyorum. Aradan yıllar geçtikten sonra, Joker: Killer Smile’ı (ülkemizde yayımlanan adıyla Joker: Öldüren Gülümseme) tekrar okumaya karar verdim. O dönemde “hype” yaratan DC Black Label işlerinin çoğunu çok da beğenmediğimi hatırlıyorum. Aklıma ilk gelen örneklerden biri de kesinlikle Three Jokers. Ona başka bir yazıda ayrıca değiniriz; çünkü beklentileri ciddi anlamda boşa çıkaran bir işti. Joker: Öldüren Gülümseme’yi okumaya başladığınızda, ilk başta klasik, merkezinde Joker’in olduğu bir hikâye okuyacağınızı düşünüyorsunuz. Ancak birkaç sayfa ilerledikten sonra hikâyenin aslında Joker etrafında değil, Arkham’da çalışan Ben Arnell…
-
Gwen Stacy’nin Ölümü: Spider-Man Evreninde Masumiyetin Sonu
1970’lerin başında The Amazing Spider-Man #121 ile başlayan bu hikaye, Spider-Man için uzun süredir biriken bir trajedinin patlama noktasıdır. Peter Parker’ın hayatına göz önüne alınca; amcası Uncle Ben’in ölümü, suçluluk duygusu ve kahramanlıkla normal hayat arasında sıkışmasını görürüz. Spider-Man’in normal hayatına tutunduğu en güçlü bağ ise Gwen Stacy’di. Mary Jane ile Gwen’i kıyasladığımızda, onun daha sakin ve dengeli olduğunu görürüz. Peter’ın aksiyon dolu hayatı için bulunmaz nimetti. Çünkü kaçmak istediği kaostan uzak hayatın adeta sembolüydü. Her şey Green Goblin’in planıyla başlar. Norman Osborn, Peter Parker’ın kimliğini öğrendikten sonra onun en zayıf noktasını hedef alan bir tehdide dönüşür. Gwen’i kaçıran Goblin, onu bir köprüden aşağı bırakır. (Çoğu anlatımda bu köprünün Brooklyn…
-
The Killing Joke: Joker’in Karanlık Kökeni ve Akıl Çizgisinin Yok Oluşu
DC evreninde hatta çizgi roman dünyasında kötü karakter denilince akla gelen ilk karakter Joker’dir. Yazımıza biraz iddalı giriş yaptık fakat Joker kadar akıllarda iz bırakan kötü bir karakter oldukça azdır. Deliliğiyle zekanın, trajediyle mizahın ince çizgisinde duran bir karakterden bahsediyoruz. Joker’i bir çok seride gördük. Fakat orjin diyebileceğimiz hikayesi şüphesiz ki 1988 yılında Alan Moore taarafından yazılan ve Brian Bolland’ın çarpıcı çizimleriyle hayat bulan The Killing Joke’dur. The Killing Joke bir çizgi romanın okuyucuyu etkilemesi için bir sürü fasikülle gerekli olmadığının en iyi örneğidir. Olabildiğince az fasikülde okuyucuya hikayeyi bu kadar başarılı aktarabilen çizgi roman oldukça azdır. Joker’in Kökeni: Bir Gün Herkes Delirebilir The Killing Joke, DC tarihinde yıllar geçsede…
























